Çarşamba, Kasım 22, 2017
Home > Gezi Notları > Letonya Yolculuğu ve İlk İzlenimler

Letonya Yolculuğu ve İlk İzlenimler

Biletimi Türk Hava Yollarından aldım. Riga’ya aktarmasız uçuş yapıyor. Ortalama 2 saat 50 dakika uçuş mesafesi var. Uçuştan tam 2 saat önce hava limanına girdim.

Biletimi Enuygun.com üzerinden indirimli satın aldım. Bu uçuşta bagaj hakkı 30 kg. Türk Hava Yolları’nda uçuşa 24 saat kala koltuk seçimi ücretsiz yapılabiliyor. Koltuk seçimini önlerden yaptım.

Atatürk Havalimanı’nda ilk işim check-in cihazından biletimi yazdırmak oldu. Daha sonra o bilet ile birlikte bagaj teslimi için sıraya girdim ve bagajımı teslim ettim. Bagajdan kurtulduktan sonra yurt dışı harç pulu satın aldım (15TL). Türkiye’den yurt dışına giden Türk vatandaşları için bu gerekli. Sonrasında pasaport kontrol bölümüne gittim ve pasaportumu, biletimi, harç bulunu verdim. Pasaport kontrolünden ve ikinci güvenlikten geçtikten sonra yönlendirme tabelalarını kontrol ederek kapıya ulaştım. Uçuşa 25 dk kala kapıya ulaştım. (Bu süreçte yanımda bir arkadaşım vardı ve onu zaman zaman beklediğim için biraz geciktik, bizden hemen sonra kapı kapandı.)

Uçağa geçtim ve yerime oturdum. -Reklam yapmak gibi olmasın ama- THY gerçekten iyi hizmet ediyor. Yapılan ikramlar, personelin tutumu ve uçağın konforu gerçekten iyiydi. Uçuş yaklaşık 3 saat sürdü. Uçaktan indikten sonra pasaport kontrolüne girdim. Öğrenci olduğu söyledim ve belgeleri verdim. Birkaç soru sordu cevap vermeye çalıştım. (Bir soruyu anlayamadım ama yanımdaki başka bir Türk sağolsun yardımcı oldu.)

Bagaj bekleme sırasında telefonumu açtım ve WiFi bağlantısı kurarak hangi araç ile yurda gideceğimi öğrendim. Bu sırada bize başka bir arkadaş daha eklendi ve 3 kişi olduk. Aracı buldum ve uzunca bir yolculuktan sonra yurda ulaştık. Üçüncü arkadaş geçen yıl Liepaja Üniversitesi’nde zaten erasmus yapmış. Bu yıl da erasmus staj hareketliliği için gelmiş. Bize çok yardımcı oldu, rehberlik etti. Kendisine tekrar tekrar teşekkürler.

Türkiye’den Avrupa’ya giden biri olarak ilk şaşırdığım şey trafik kuralları oldu. Gerçekten de yaya geçidine adım attığınızda araçlar duruyor ve geçmenizi bekliyor. Öyle ki siz kaldırıma çıkana kadar da hareket etmiyorlar. Hatta kalabalık bir grubun yaya geçidine yaklaştığını gören araç da hemen yavaşlıyor ve durup yol veriyor. Aynı şekilde bir yaya geçidinde yayalar için kırmızı ışık yanıyorsa yol boş olsa dahi yayalar karşıya geçmiyor. Bu tam bir kural değil, geçenleri de gördüm. Fakat genel olarak kırmızıda yayalar da geçmiyorlar.

Marketler genel olarak biraz pahalı ülkemize göre. Ama pazarda fiyatlar fena değil, daha uygun. Giyim ürünleri genelde pahalı. Burada insanlar ikinci el her türlü eşyayı satın almayı seviyor. Şehir düzlük olduğu için insanlar bisiklet, kaykay ve paten gibi şeylerle dolaşmayı seviyor. Şehirde sanırım hiç korna sesi duymadım şimdiye kadar. Kavga gürültü de görmedim. Genellikle orta yaş ve üzeri insanlar yanlarında bir köpek dolaştırıyorlar. Bu arada şehrin hemen her yerinde ücretsiz WiFi var. Caddede yürürken dahi internet bağlantısına sahibiz. Şehri ve ülkeyi keşfettikçe yazmaya devam edeceğim.

Letonya’dan selamlar 🙂

Ömer Yusuf Şahin (@kodyazar) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

%d blogcu bunu beğendi: